Makaleler

OdadakiFil | 3. Makale

Toplantı odasında herkes yerini aldı.
Sunum açıldı.
Ekranda rakamlar vardı.
Hedefler.
Grafikler.
Planlar.
Lider konuşmaya başladı.
Her şey doğruydu.
Hiçbir şey eksik değildi.
Ama odada insana dair bir şey yoktu.
Sanki herkes sadece görünmek için vardı…. Hiçbirisi gerçekten orada değildi.

Bir tür “-mış gibi” hali…
Dinliyormuş gibi.
Katılıyormuş gibi.
Dahil olmuş gibi.
Kimse bunu söylemedi.
Çünkü kimse tam olarak neyin eksik olduğunu bilmiyordu.
Sadece hissediyordu.

Siz bu hissi hiç yaşadınız mı?
Hangi andı?
O koltukta oturan kişi olarak mı?
Yoksa o odadaki insanlardan biri olarak mı?

Şimdi o toplantı odasındaki insanları düşünün.
Başlarını sallıyorlar.
Not alıyorlar.
“Tamam” diyorlar.

Ama içlerinde başka bir ses konuşuyor:

“Yine aynı toplantı.”
“Söylesem ne değişecek ki ?”
“Zaten duymak istemeyecek.”
“Potansiyelimi burada harcıyorum.”
“Beni gerçekten gören var mı bu odada?”

Kimse bunları söylemiyor.
Çünkü söylemenin bir bedeli var.
Ya da öyle olduğuna inanıyorlar.

Bir kısmı gidiyor.
Önce içten…
Sonra gerçekten.

Ve çoğu zaman bunu en son fark eden kişi, lider koltuğunda oturan kişi oluyor.

Liderlik, sadece büyük koltuklarda oturarak yapılmıyor. Yaşamın her alanında hepimiz çevremizdekilere de liderlik yapıyoruz öyle değil mi ?
( bu başka bir makale konusu olsun)

Bugün kendimize şu soruları sormaya ne dersiniz?

• Son altı ayda çevremdeki insanların gerçekten ne söylediğini duydum mu?
• İnsanlar benimle konuşurken kendilerini güvende hissediyor mu?
• Ben odadayken söylenmeyenler neler olabilir?

Ve belki de en cesur soru:
🐘 Ben gerçekten liderlik mi ediyorum, yoksa liderlik rolünü mü oynuyorum?

Merak ediyorum…
Sizce odadaki en büyük fil nedir ?

Anlam Odaklı Liderlik ve Organizasyonel Gelişim Danışmanı Profesyonel Koç (ACC) | Eğitmen | Kolaylaştırıcı