OdadakiFil | #Makale
GÖRÜNEN AMA SÖYLENMEYEN
Toplantıda, fikirler havada uçuşuyor, benchmarklar kapışıyor lakin sonuca gelinemiyordu…
Oysa ajanda doluydu, her şey olması gerektiği gibiydi.
Sanki konuşulmayan bir şey mi vardı ve kimse adını koymuyordu ?
Yıllar içinde farklı organizasyonlarda, farklı liderlerle çalıştım, farklı ekiplere liderlik yaptım.
Gözlemlerim ve yaşadıklarımda tekrar eden bir ŞEY var :
Herkesin bildiği ama kimsenin açıkça konuşmadığı konular!
Kararların arkasındaki gerçek nedenler.
Ekipler arasındaki görülmeyen gerilim.
Söylenmeyen ama davranışlara yansıyan güvensizlik…
Yıl sonu beklentilerinin yüksek gerçekleşmesinden de önemli olanlar…
Bunlar aniden ortaya çıkmıyor. Zamanla birikiyor, yerleşiyor ve herkesin etrafından dolaştığı bir şeye dönüşüyor.
Bu ŞEY “ODADAKI FİL”
“Herkesin farkında olduğu ve konuşmaktan kaçındığı, rahatsızlık yaratan, varlığı görmezden gelinen bariz gerçek.”
Bu gerçeği erken fark eden liderler var…
Henüz herkes rahatken bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorlar… Bu liderler genellikle ilk anda anlaşılmıyor. Çünkü getirdikleri şey çözüm değil ki .
Onlar, önce sorunu görüyor ve söylüyor.
Ve görünürlük, her zaman herkesi rahatlatmıyor.
Bu liderlik biçimi çoğu zaman “dışarıda kalma” deneyiminden doğuyor.
Duyulmadıkları, yanlış anlaşıldıkları, “fazla” bulundukları zamanlar çok.
Lider, o şeyi adlandırdığında oluşan sessizliği bilir misiniz ?
Liderde olanları ? Bedeninde olanlar ? Sürecin, sonuçlarının her zaman konforlu olmaması. Kalp çarpıntıları, karında kasılma, ısınma.
Mitolojide buna benzer bir figür var: ERİS. Kaos yaratan Tanrıça…
Tanrıların düğününe davet edilmemiş olan. Dışarıda bırakılan. Ama tam zamanında, kimsenin görmek istemediği gerçeği ortaya koyan.
Bu hikâye “ düzeni bozmak” üzerinden anlatılıyor, dünyanın ilk güzellik kraliçesi yarışmasını başlatıyor ve Truva Savaşı ile bitiyor…..
Rol aynı: Rahatsız edici olduğu kadar gerekli.
Fil bir problem değil. Bir işaret — bir şeyin artık görülmesi gerektiğinin…
Ya görmemeyi öğreneceğiz ya da gördüğümüzü net ifade edip , O cümleyi söylemenin bedelini deneyimleyeceğiz…
Dönüşüm ikinciyi seçmekle başlıyor,
Adı konulmamış olanı adlandırma cesaretinde.
Buna “Korkuya rağmen Cesaret” adını verdim …
Radikal dönüşümlere liderlik eden İNSANlar, Korkularına rağmen konuştular, söylediler, karşı çıktılar, çözüm sundular, işbirliği yaptılar…Benim değil, bizim dediğimiz dediler…
Ve teknolojinin, olur olmadık her yerde karşımıza çıkıp işimize ortak olmaya kalkmasıyla, Odadaki Fillerin çoğalacağı mı, azalacağı mı tamamen seçimlerimize, cesaretimize bağlı….
Malzememiz İNSAN dostlar… bazı soruları sormaya ihtiyaç var :
🌀Şu an bulunduğunuz odada — herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı şey ne?
🌀Siz o odada neredesiniz?
🌀”Odadaki Fil i Gördüm” demek için neye ihtiyacınız var ?
🌀Şimdiye kadar susmanızın maliyeti ne oldu ?
🌀İnsan olmanın kutsallığını birlikte yaşamamız için nelere ihtiyacımız var ?
Kalbimle,
Ayşegül 🧚♀️🌹


