#OdadakiFil | 6. Makale
“Biz Bir Takımız.”
Takım olmak, ekip BİRliği ile ortak hedefe yürüdüğünü yaşamak, hissetmek….
Peki ya herkes takımda ama aynı hedefe yürümüyor ise?
Toplantının sonunda yönetici yine aynı cümleyi kuruyor:
“Biz bir takımız.”….. yine…
Odadaki herkes başını sallıyor.
Kimse itiraz etmiyor….. yine…
Ama odada görünmeyen başka bir soru dolaşıyor:
“Gerçekten mi?”
İş yükü adil dağılmıyor…
Aynı hata, kişiye göre farklı tepkiler buluyor…
Bazılarının emeği görünür oluyor, bazılarınınki sessizce başkasının başarısına ekleniyor.
Bir süre sonra insanlar işe değil, dengeleri okumaya odaklanıyor.
“Kime daha çok güveniliyor?”
“Kimin hatası görmezden geliniyor?”
“Kimin başarısı özellikle parlatılıyor?”
Ortak hedef yerini görünmeyen bir rekabete bırakıyor.
Bilgi paylaşımı azalıyor.
İnsanlar birbirini desteklemek yerine kendini koruyor.
Kimse açıkça konuşmuyor.
Ama herkes aynı şeyi hissediyor.
Takım olmayı bozan şey, fikir ayrılıkları değil.
Adalet duygusunun sessizce aşınması.
İnsanlar her kararı beğenmeyebilir, gerçekte kararların hangi ilkeye göre verildiğini bilmek ister.
Güven tam da burada oluşmaz mı ?
Belki de hashtag#odadakifil “performans” değil.
“Motivasyon” da değil.
Herkesin gördüğü ama kimsenin adını koymadığı
“Adalet Eksikliği”.
Adalet eksildiğinde insanlar işi bırakmıyor. Önce o takıma ait hissetmeyi bırakıyor.
Ve aidiyet bittiğinde…
Ortak hedefe yürüyor olabilirsiniz.
Ama “BİRlikte” değilsiniz.
🐘Odadaki Fil soruları ile yapalım kapanışı :
🌀”Biz bir takımız.” Bu, aklınıza ilk hangi ekibinizi ya da hangi ilk anınızı getiriyor?
🌀Bir ekibin gerçekten takım olduğunu size hissettiren ne ?
🌀Adalet duygusu zedelendiğinde insanların davranışlarında ilk neyin değiştiğini gözlemliyorsunuz?
🌀Sessiz kalan bir ekip ne anlatıyor olabilir?
🌀Eğer bugün kendi ekibinizdeki “odadaki file” bir isim verecek olsanız, ona ne derdiniz?
İyi Pazarlar 🌀


