Makaleler

OdadakiFil | 5. Makale

🐘Adını Koyan Lider 🐘
Bazı cümleler var…
Söylendiği anda odadaki hava değişiyor.
Toplantı devam ediyormuş gibi görünürken hiçbir şey eskisi gibi değildir, Lider herkesin bildiği ama kimsenin dile getirmediği gerçeği görünür kılmış.
Dışarıdan bakıldığında bu, yalnızca birkaç kelimedir.
Oysa, aylarca hatta yıllarca bu insanın içinde taşınmış.

Liderliği düşündüğümüzde aklımıza çoğunlukla karar almak, yön vermek, strateji oluşturmak ya da insanları peşinden sürüklemek geliyor değil mi ?

Liderliği zorlaştıran şey çoğu zaman doğru kararı vermek değil, doğru olduğunu bildiği şeyi, doğru zamanda söyleyebilmek.

Yalnızca fikir beyan etmek yerine, mevcut dengeyi riske atan konuşmalar…Anlamı, amacı olan…
Bir ilişkiyi…
Bir rolü…
Bir aidiyet duygusunu anlatan…
Hatta yıllardır emek verdiği kariyeri riske atmayı göze aldığı…
Organizasyonlarda en büyük sessizlikler bilgisizlikten, korkudan da doğmaz sadece.
AİT OLMA İHTİYACIndan doğar desek ?
İnsan, ait olduğu sistemin dengesini bozacak ilk cümleyi kurarken
“Ya yanlış anlaşılırsam?”
“Ya yalnız kalırsam?”
“Ya bundan sonra bana farklı bakarlarsa?”
sorularını yüksek sesle söyleyemiyor, sorular toplantı odalarında dolaşıyor,
koçluk görüşmelerinde kendilerini gösteriyorlar.

Ve birçok lider, tam da bu yüzden bildiği gerçeği dile getirmeyi erteliyor.

Gerçeği dile getiren kişiler, çoğu zaman en cesur insanlar değildi.
Onlar, konuşmanın zamanını okuyabilen insanlardı.
Önce gözlemliyorlardı.
Dinliyorlardı.
Sistemin ritmini anlamaya çalışıyorlardı.
Konuşmanın yalnızca kendisini değil, etkisini de düşünüyordu.

O cümleyi, karşı tarafın duyabileceği bir zeminde kurabilmek de liderliğin parçası.
İşte bu nedenle liderliği, en çok zamanlama sanatı olarak görüyorum.
Ne erken… Ne geç…
Tam duyulabileceği anda.
Bunun bedeli de var.
Odadaki Fili ilk dile getiren kişi çoğu zaman alkışlanmaz.
İnsanlar önce gerçeğe değil, gerçeğin yarattığı rahatsızlığa tepki veriyor. Bu rahatsızlık, onu dile getirene yöneliyor.
Belki de bu yüzden birçok organizasyonda insanlar problemi değil, problemi dile getiren kişiyi konuşuyor.
Oysa dönüşüm tam da o ilk cümleyle başlıyor.
Odadaki Fili adlandırmak, çözümü üretmek değil, çözümün başlayabileceği alanı açmak.
Organizasyonları değiştiren şey her zaman büyük vizyonlar, kapsamlı stratejiler ya da uzun sunumlar mı ?
Yargılamak için değil anlamak, gerçeği görünür kılmak için kurulmuş, doğru zamanda söylenmiş tek bir cümle mi ?
Liderlik tam da burada, konuşulamayanı konuşulabilir hâle getirebilmekle başlamaz mı ?

Bir odada gerçek konuşulmaya başladığında, yalnızca gündem değişmez,
insanlar da değişmeye başlar.
Ve bazen bir kurumun dönüşümü, tam da o cümleyle mümkün olur.

🐘 Odadaki Fil Soruları

Aidiyet ihtiyacını da kabul ederek, dönüşümünü destekleyecek anlamlı cümlelerin neler olur ?

Eğer o cümleyi yargılanma korkusu olmadan söyleyebilsen, bugün ne farklı olurdu?

Kalbimle 🧚‍♀️🌹

Anlam Odaklı Liderlik ve Organizasyonel Gelişim Danışmanı Profesyonel Koç (ACC) | Eğitmen | Kolaylaştırıcı